DENİZLİ ilimizi Tanıyalım




DENİZLİ’NİN GENEL ÖZELLİKLERİ, DENİZLİ’NİN YÜZÖLÇÜMÜ, DENİZLİ’NİN PLAKA NUMARASI

Yüzölçümü: 11.868 km²

Nüfus: 750.882 (1990)

İl Trafik No: 20

Horozları ile ünlü Denizli zengin bir tarih ve kültüre sahiptir. Denizli, Hierapolis ve Laodikeia, Tripolis, gibi antik kentleri, kaplıcaları ve dünyada eşi olmayan travertenlere sahip Pamukkale ile görülmesi gereken bir turizm merkezidir.

DENİZLİ’NİN İLÇELERİ

Denizli ilinin ilçeleri; Acıpayam, Akköy, Babadağ, Baklan, Bekilli, Beyağaç, Bozkurt, Buldan, Çal, Çameli, Çardak, Çivril, Güney, Honaz, Kale, Sarayköy, Serinhisar ve Tavas’dır.

Beyağaç: İl merkezine 94 km. uzaklıkta olup ilin güneyinde yer almaktadır. Sahip olduğu doğal güzellikleri ile gelecekte önemli bir turizm merkezi olma yolundadır. Kartal Gölü adı ile bilinen bölgede yaşları 1265’i bulan görülmeye değer tabiat harikası karaçamlar bulunmaktadır. Eşine az rastlanan bu ağaçlar anıt ağaç statüsüne alınmış, bölge ise Tabiat Parkı Koruma alanı olarak ilan edilmiştir.

Buldan: Denizli il merkezine mesafesi 46 km.dir. İlçe sınırlarında Tripolis yerleşim merkezi görülmeye değer yerlerdendir.

Güney: İlçenin güneyinde 5 km. uzaklıkta Güney Şelalesi bulunmaktadır.

Honaz: Ege bölgesinin de en yüksek noktası olan 2571 m.lik zirve ilçeye adını veren Honaz Dağı’nın doruğudur.

Sarayköy: Denizli merkeze 20 km. mesafededir. Yakın çevrede Kızıldere, Tekke, Yenice ılıcaları vardır. İlçe sınırları içinde ayrıca İn hamamı ılıcaları da vardır.

DENİZLİ’NİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

Denizli, Anadolu yarımadasının güneybatısında, Ege Bölgesi’nin güneydoğusunda, Ege-İç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit teşkil eder.

Denizli ili yüzey şekilleri bakımından dalgalıdır. Alçak ve yüksek ovaları, yaylaları ve dağları birbirini tamamlar. Yüksek ovalar gerçekte bir yayla gibidir. Arazisi denizden yüksektir. En büyük akarsu Büyük Menderes’tir.

Denizli ili Ege Bölgesi’nde olmasına rağmen, Ege Bölgesi’nin iklimi tamamen görülmez. Kıyı kesiminden iç bölgelere geçit yerinde olduğundan, az da olsa iç bölgelerin karasal iklimi hissedilir. Denizli ilinde, dağlar ekseriyetle denize dik olarak uzandığından denizden gelen rüzgarlara açık bulunmaktadır. Kışlar ılık ve yağışlı geçmektedir.

DENİZLİ’NİN TARİHİ

Denizli ili, ilk defa bugünkü şehrin 6 km. kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında kurulmuştur. Şehir M.Ö (261-246) yılları arasında, II. Antiokos tarafından karısı adına kurulmuş ve Laodikeia adı verilmiştir. Müslüman akınlarına kadar bu isimle anılmıştır. Günümüzde kullanılan Denizli adı, Tonguzlu kelimelerinin zamanla ağızdan ağıza, Denizli kelimesi haline gelmiştir.

Daha sonra Pers, Büyük İskender, Roma ve Bizans, Selçuklular, Beylikler ve Osmanlı yönetimi yörede hakim olmuştur. Türkler Denizli havalisini zaptettikten sonra, şehrin suyunun bol bulunduğu bugünkü Kaleiçi mevkiine nakletmişlerdir.

DENİZLİ’NİN MÜZELERİ

Hierapolis Arkeoloji Müzesi: Hierapolis kentinin en büyük yapılarından biri olan Roma Hamamı, 1984 yılından beri Hierapolis Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Müzede, Hierapolis kazılarından çıkan eserlerin yanında Laodikeia, Colossai, Tripolis, Attuda gibi Lycos (Çürüksu) Vadisi kentlerinden gelen eserler de bulunmaktadır. Ayrıca Tunç Çağı’nın en güzel örneklerini veren Beycesultan Höyüğü’nden elde edilen arkeolojik buluntular müzenin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Caria, Pisidya ve Lidya bölgelerindeki bazı yerleşimlerden ortaya çıkarılan eserler de Hierapolis Müzesi’nde toplanmış ve sergilenmektedir.

Müze Tel: ( +90-258) 272 20 34

Ziyarete açık günler: Pazartesi hariç hergün

Ziyarete açık saatler: Yaz :08.00-19.00, Kış : 08.00-17.00

Atatürk Etnografya Müzesi: İl merkezinde Uçancıbaşı Mahallesi’nde bulunan ve bugün müze olarak kullanılan binanın yapım tarihi ile ilgili kesin bir belge yoktur. Müzenin üst katında çoğu Osmanlı Dönemi’ne ait giysi, takı, ev eşyası, silah, halı, kilim gibi etnografik nitelikteki kültür varlıkları sergilenmektedir. Ayrıca Atatürk’ün Denizli’ye geldiğinde kaldığı odada, gardırop, pirinç başlıklı karyola, divan ve barok stili bir çalışma masası da bulunmaktadır.

Müze Tel: (+90-258) 241 08 66

Ziyarete açık günler: Pazartesi hariç hergün

Ziyaret Saatleri: Yaz :08.00-19.00, Kış : 08.00-17.00

DENİZLİ’NİN Ören yerleri

Hierapolis – Merkez / Pamukkale

Laodikya – Merkez/Pamukkale

Tripolis – Buldan/Yenice: Denizli il merkezinin 40 km. kuzeyindedir. Buldan ilçesi Yenicekent kasabasının doğusunda, Büyük Menderes akarsuyu ile kasaba arasındaki yamaçlar üzerinde kurulmuştur. Tripolis, Lidya bölgesi kentleri içinde, Karya ve Frigya bölgelerine ulaşımı sağlayan ticaret ve tarım merkezlerinden birisidir. Kuruluş biçimi ve kent anlayışı ile yörenin en zengin kentlerindendir. Bergama Krallığı tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Anıtsal yapıların en iyi örnekleri MS. 1, 2 ve 3. yüzyıllarda yapılmışlardır. MS. 325 yılında Nikea meclisinde hazır bulunan Lidya piskoposları listesinde Tripolis’in adının geçmesi piskoposluk düzeyinde bir kent olduğunu göstermektedir.

Tripolis’in Yapıları

Tiyatro: Kent merkezindedir. Araziye uygun olarak, Roma inşa tarzında yapılmıştır.

Hamam: Tiyatronun yaklaşık 200 metre batısında yer almaktadır. Sur duvarları dışında bulunmaktadır. Dış duvarları kısmen ayaktadır.

Kale ve Surlar: Tripolis Geç Roma ve Bizans Dönemi’nde sur ile çevrilmiştir. Eğimli arazide kurulan kentin surları yer yer burçlarla, gözetleme kuleleri ve kalın duvarlarla desteklenmiştir.

Nekropol: Surun, doğu ve güney yamaçlarındadır. Burada kaya mezarları, podyumlu mezarlar ve lahitler görülmektedir.

Apollonia Salbace – Tavas/Medet

Herakleia Salbace – Tavas/Vakıf: Kent Denizli ili, Tavas ilçesinin 10 km. kuzeybatısında bulunan Vakıf Köyü sınırları içindedir. Önemli yapıları, kenti çevreleyen Roma Dönemi suru ve stadyumdur.

Artemis ve Leto: Herakleia Salbace antik kentinin yaklaşık 4 km. doğusunda, bugünkü Tavas-Kızılcabölük kasabasının 1 km. kuzeydoğusunda, Ören Sırtı ve Kocapınar mevkii diye adlandırılan yerdedir. Babadağ Dağı’nın sırtında yer alan Hieron dikdörtgen şeklindedir. Kabartmalarda Artemis, Apollon, Pan, Dionysos ve Herakles ile ilgili mitolojik sahneler işlenmiştir .

Herakleia – Tavas/Kızılcahöyük

Sebastopolis – Tavas/Kızılcahöyük

Colossae – Honaz: Denizli ilinin 25 km. doğusunda, Honaz ilçesinin 2 km kuzeyinde yer almaktadır. Antik çağdan beri kullanılan güney şark yolu üzerindedir. Büyük Frigya içinde bulunan en önemli merkezlerdendir. Ksenephon’a göre Frigya’nın 6 büyük kentinden biridir.

Osmanlı Dönemi’ne ait bir kale kalıntısı mevcuttur. Colossae antik kentinin kalıntılarına, Akropol olan, höyük tepesi ile çevresindeki arazilerde rastlanmaktadır. Höyüğün kuzeyindeki bölgede kayaya oyulmuş oda ve ev tipi mezarlar bulunmaktadır.

Eumeneia – Çivril/Işıklı

Dionysopolis – Çal/Bahadırlar

Attuda – Sarayköy/Hisar

Trapezopolis – Babadağ/Bekirler

Alacain – Acıpayam

Thinta – Merkez/Gözler

Beycesultan – Çivril

Yassıhöyük – Acıpayam

Tabae – Kale

Pamukkale Travertenleri

Karahayıt Kırmızısu

DENİZLİ’NİN CAMİLERİ

Acıpayam Yazır Cami: Cami giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesine göre,1801 yılında yaptırılmıştır. Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik bir durum gösteren caminin duvarları içerisinde üç sıra panolar halinde resimlerle süslenmiştir.

Boğaziçi Cami: Selçuklular Döneminde yapılan bu cami, Baklan ilçesi Boğaziçi Kasabası’ndadır. Ağaç direkli camilerdendir. Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik ağaç motifleri görülmektedir.

DENİZLİ’NİN TÜRBELERİ

Servergazi Türbesi ( Yeşilköy ), Mehmet Gazi Türbesi (Büyük Mezarlık), Fatma Hanım (Yıldız) Türbesi (B. Mezarlık), Ahi Sinan Türbesi, Mahmut Gazi Türbesi, Yatağan Baba Türbesi ve Hüsamettin Bey Türbesi Denizli’nin görülmeye değer başlıca türbeleridir.

DENİZLİ’NİN KİLİSELERİ

Goncalı Kilisesi (Laodikya Kilisesi): Denizli’nin 6 km kuzeyinde bulunan Laodikya antik kenti, bugünkü Eskihisar ile Goncalı Köyleri arasındaki tepeler üzerinde kurulmuştur. Adını bölgeye egemen olan Selekoslar Kralı II. Antiochos’un (M.Ö. 250) karısı Laodike’ye izafeten almaktadır. Daha önceleri Rhoas veya Dios adları ile anılırdı.

Kentin bugün yüzeyde görülen başlıca kalıntıları arasında; iki tiyatrosu, stadyumu, bazilikası, nymphaeumu, tapınağı, sütunlu caddesi Roma döneminde inşa edilmiş anıtsal yapılarıdır.

Laodikya’nın en yüksek refah düzeyine ulaştığı zamanlar Roma ve erken Hıristiyanlık dönemi ve geç Bizans çağına rastlamaktadır. Hierapolis yakınlarındaki bir kaynaktan gelen şehirdeki sıcak suyun tedavi edici özellikleri sebebiyle, şehir aynı zamanda bir tedavi merkezi olarak da gelişmiştir.

İncil’den ve diğer belgelerden anlaşıldığına göre, şehrin vatandaşları yeni dine karşı çok kayıtsız bir tavır almışlardır. İlk misyonerler, bu tavrın servetlerinden kaynaklandığına ve onları paylaşmaktan alıkoyduğuna inanmışlardı. Laodikya M.S. IV. yy.da Ecumenikal Konseyi’nin toplandığı önemli bir piskoposluk merkeziydi. Buna ek olarak, İncil’in son Babı’nın Vahiy bölümünde zikredilen yedi kiliseden biri olarak adı geçmektedir.

Latince “Halkın Sesi” anlamına gelmektedir.

St. Philippe Martyrion (Ottogon, Pamukkale): İsa’nın 12 havarisinden biri olan, St. Philippe adına yaptırılmış olup, Hierapolis antik kent merkezinin kuzeyinde, yüksekçe bir tepe üzerinde inşa edilmiştir. St. Philippe M.S. 80 yılında ilk kez Hierapolis’e gelmiş ve Hıristiyanlığı yaymak istemiş, ancak şimdiki Martyrion’un yapıldığı yerde öldürülmüştür. M.S. IV yy.ın sonunda veya V. yy. başlarında Aziz Philippe’nin anısına Martyrion’un inşa edildiği bilinmektedir.

Aziz Philippe’nin mezarının bu merkezi oda içinde olduğu tahmin edilmektedir.

Hierapolis St. Katedrali (Pamukkale): Hierapolis şehri merkezinde, Agora ile Tiyatro arasında Sütunlu caddenin kuzey bitişiğinde yer almaktadır.

Kilise (Pamukkale): Hierapolis tiyatrosunun yaklaşık 150 m kuzey-doğusunda bulunan kilisenin, kazısı önceki yıllarda yapılmıştır. V. yüzyıla tarihlenen kilise dikdörtgen planlıdır.

DENİZLİ’NİN HANLARI VE DENİZLİ’NİN KERVANSARAYLARI

Akhan: Denizli’ye 7 km. uzaklıkta, Denizli-Afyon karayolu üzerindedir.1253-1254 yıllarında, inşa edilmiş olan kervansarayın 2 yazıtından birinde II. İzzettin Keykavus’un adı ve unvanları belirtilmektedir. Hanım avlu portali (taç kapı), geometrik ve plastik süslemeleri ile oldukça görkemlidir. Geyik, sfenks, kuş, figürleri, palmet, bitki gibi motifleri ile yoğun bir bezemeye sahiptir.

Çardakhan Kervansarayı: Çardak ilçe merkezinin hemen dışındadır. Yazıtından anlaşıldığını göre, I. Alaaddin Keykubad zamanında, 1230 yılında yaptırılmıştır. Sultan hanları tipinde bir kervansaraydır.

DENİZLİ’NİN KORUNAN ALANLARI

Honaz Dağı Milli Parkı

Kartal Gölü Tabiat Koruma Alanı

DENİZLİ’NİN MAĞARALARI

DODURGALAR – KELOĞLAN MAĞARASI

Coğrafi Konum ve Ulaşım

Keloğlan Mağarası, Denizli-Antalya yolu üzerinde olup; Acıpayam ilçesine bağlı Dodurgalar Kasabasının mülki hudutları içindedir.

Ege Bölgesini Akdeniz Bölgesine (Antalyaya ve yakın çevredeki çok zengin Turizm Merkezlerine ve Güney Batı Toroslara) bağlayan ana karayolu olan ULUYOL, Dodurgalar Kasabasının hemen yakınından geçmektedir.

Dodurgalar-Keloğlan Mağarasına ulaşmak için; Denizli-Antalya karayolunun 73. kmsindeki Tanıtım Levhasından sola ayrılan asfalt yol takip edilmelidir. Dodurgalar Kasabasına giden bu asfalt yolun 1. kmsinden sola yine Tanıtım Levhası ile ayrılan asfalt yolu takip ederek, Dodurgalar-Keloğlan Mağarasına ulaşılmaktadır.

Özellikleri

– 1990lı yıllara kadar Keloğlan Mağarası kimsenin dikkatini çekmemiş, sadece çobanların bildiği, kullanılmayan, bakir bir kaynak değer iken; Denizli Valiliği ve Dodurgalar Belediyesinin Maden Tedkik ve Arama Genel Müdürlüğüne (MTA) yaptıkları başvuruları ile MTA tarafından etüdü (MTA Uygulama Projesi) yapılmış ve turizme açılmasına karar verilmiştir (Dağdaş ve ark., 2005, s. 267)….

– Dodurgalar-Keloğlan Mağarası, Karadağın Bucak İçi mevkiinde, Karadağın doğuya bakan Keloğlanlar Yakası üzerinde bulunmaktadır. TRT bu yöreyi ve mağarayı tanıtmıştır. 2003 yılında, Denizli-Antalya karayoluna 3 kmlik asfalt kara yolu bağlantısı oluşturularak turizme açılmıştır. 2005 yılında ise özel bir televizyon kanalı, mağarayı, Dodurgalar Kasabasını ve yakın çevresini geniş kapsamlı olarak tanıtmış olup yerli ve yabancı turistlerin ilgisi bölgeye çekilmiştir (Dağdaş ve ark., 2005, s. 262-263). Bakanlığın ağ sayfasında da, toplam 14 adet olan “Turizme Açılan Mağaralar listesine dahil edilmiştir…

– Kasabadaki Keloğlan ve Aslanlı Mağaraları, yatay-yarı yatay, kaynak-geçit konumlu, yer yer çok katlı, gelişimini tamamlamış fosil mağaralardandır (Törk ve ark., 2005, s. 36; MTA, 1998, s. 2, 8). Dodurgalar – Keloğlan Mağarası, hemen hemen yatay olarak kuzey-güney doğrultusunda gelişmiş, hidrolojik olarak geçit konumlu bir mağaradır. Günümüzde mağara bütünüyle fosilleşmiştir (MTA, 1998, s. 2, 5, 8). Keloğlan mağarasında; etüd çalışmaları esnasında ortaya çıkan çeşitli hayvanların iskeletlerine ait kemikler sergilenmektedir.

– Mağaranın gezi alanı uzunluğu 145 metredir (Akıncı ve ark., 2003, s. 57). Mağaranın; girişe göre en derin noktası (-5) m, girişe göre en yüksek noktası da (+5.5) metredir. Denizden yüksekliği ise 1110 metredir (MTA, 1998, s. 2, 5, 18). Dodurgalar-Keloğlan Mağarasının içinde çatlaklar boyunca gelişmiş damlataşlar bulunmaktadır. Bunları sıralayacak olursak sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşlarıdır. İçeriye girildiğinde büyük bir galeri ile karşılaşılır. Mağarada binlerce yıl boyunca oluşan sarkıt çeşitlerinden; makarna tabir edilen ince sarkıtlar ve dantel sarkıtlara kadar çeşitli örnekler mevcuttur. Tavandan damlayan suların oluşturduğu dikitler ve sarkıtların birleşerek oluşturdukları sütunlar ile traverten oluşumlar, mağaraya gizemli bir hava kazandırır.

– Ayrıca tavandaki geniş çatlaklardan kaynaklanan büyük sarkıtların dikitlerle ve birbirleri ile birleşmesi sonucu mağaranın içinde, doğal duvarlarla ayrılmış odalara benzer bölmeler/odacıklar oluşmuştur. Yoğun damlataş birikimi bulunan, son derece güzel damlataşlarla kaplı mağarada (sarkıt, dikit, sütun, makarna sarkıt, örtü ve duvar damlataşları), yağışlı dönemlerde tavandan sızan sular yeni damlataşları oluşturdukları gibi önceden oluşan damlataşlarını da canlı tutmaktadırlar. Çok sayıdaki damlataş, mağarayı adeta “damlataş ormanına dönüştürmüştür (MTA, 1998, s. 8, 18).

– Dodurgalar-Keloğlan Mağarası; nemli ve ılık bir havaya sahiptir. Haziran ayında, dış ortam sıcaklığı 320C, mutlak nem % 65 iken, mağara içinde ortalama sıcaklık 160C, ortalama mutlak nem ise % 86 (MTA, 1998, s. 8, 18) olarak belirlenmiştir.

– İçerisi aydınlatılmış ve gezi yolları yapılmıştır. Mağaranın içerisi aynı zamanda kameralarla kontrol edilmektedir. Mağara; öğrenci grupları, turist kafileleri ve astım hastaları tarafından büyük ilgi görmektedir. Mağaranın giriş kısmında, küçük bir “yarasa kolonisi bulunmaktadır.

Anayola yakınlığı yanında asfalt yol ile ulaşımın kolaylığı, mağaranın damlataş estetiğinin çok yüksek olması ve ayrıca dış ortamdaki doğal çevresinin güzelliği ve seyirlik manzarası, ulusal ve uluslararası ölçekte cazibesini giderek artırmaktadır.

Önemli Not

– Mağara ekosisteminin önemli bir bölümünü oluşturan yarasaların korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Bu amaçla; mağara Giriş Kapısında, geceleri yarasaların giriş-çıkışlarını rahatlıkla yapacakları genişlikte pencereler açılmalıdır.

– Mağara ziyaretlerinden ayrılırken; doğal dengeye zarar vermemeli, gerimizde sadece ayak izlerimizi bırakmalı, yanımızda ise yalnızca çektiğimiz fotoğrafları götürmeliyiz (Dağdaş ve ark., 2005, s. 267).

– Mağaradan Karadağın sırt çizgisine kadar uzanan ve doğallığı bozmadan hazırlanacak bir yürüme yolunun yapımına, yöreye özgü mutfak kültürü örneklerinin tanıtımına ve satışına ihtiyaç vardır (Dağdaş ve ark., 2005, s. 269)…

KAKLIK MAĞARASI

Yeri: Mağara, Denizli-Afyon-Ankara ve Denizli Çivril Karayolu üzerinde, Denizli İl Merkezi’ne 30 km. mesafede, UNESCO Miras Listesi’nde bulunan Pamukkale’ye 45 km.de, uluslararası Çardak Havaalanı yol güzergahında bulunan ana tur güzergahına 2 km. mesafede, Honaz İlçesi Kaklık Kasabası’ndadır.

Özellikleri: Büyük bir yer altı deresinin oluşturduğu yer altı boşluğunun tavanının çökmesi sonucu oluşan Kaklık Mağarası, son derece ilginç özelliklere sahip bir mağaradır. Şekil olarak obruk gelişim özelliği gösteren mağaranın içinde, büyük bir traverten kitlesi vardır. Pamukkale’nin benzeri olan travertenler mağaranın hemen yakınında bulunan Kokarhamam Pınarı ( Haydarbaba Pınarı) sularının mağaraya şelaleler yaparak akması sonucu oluşmuştur. Basamaklar halinde havuzlardan meydana gelen travertenlerin gelişimleri, hala devam etmektedir. Ayrıca mağaranın kuzey duvarından küçük şelaleler şeklinde sızan sular da yer yer duvar travertenleri oluşturmaktadır. Daire şekilli geniş bir ağzı olan Kaklık Mağarası’nın büyük bir bölümü güneş ışınları almaktadır. Bu nedenle mağara duvarlarında yosun ve küçük sarmaşıklar gelişmiştir. Gün içinde yeşilin değişik tonlarında renkler alan bu bitkiler, mağaraya son derece ilginç bir güzellik katmaktadır.

Mağara, damlataş, sarkıtlar ve dikitlerle süslü olup , eşine rastlanmaz güzelliktedir. Mağara içerisinde bol miktarda termal su bulunmaktadır. Berrak, renksiz ve kükürt kokulu olan bu su varlığının bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.

Bazı Yazılı Kaynaklar

Akıncı, S., Sarıtaş, M., ve Kazdağlı, C., (2003): Meraklı Gezginlerin Yeni Uğrak Yeri İlgi Topluyor: Keloğlan Mağarası. Denizlim (Denizli Ekonomi, Tarih, Sanat, Kültür ve Magazin Dergisi)-1, s. 54-57.

Dağdaş, S., Ay, M., ve Dağdaş, A., (2005): Denizli–Acıpayam – Dodurgalar Kasabası ve Yakın Çevresinin Turizm Potansiyeli (Keloğlan Mağarası Örneği). Ulusal Mağara Günleri Sempozyumu, 24-26 Haziran 2005 Beyşehir, s. 255-273, 310 s.

MTA, (1998): Dodurgalar Mağarası (Dodurgalar – Acıpayam – Denizli) Araştırma Raporu – Mimari ve Elektrifikasyon Uygulama Projesi. MTA Jeoloji Etütleri Dairesi Başkanlığı, 20 s.+ Üç Adet Ek (Dodurgalar Mağarası Haritası (1/100) + Dodurgalar Mağarası Mimari Uygulama Projesi (1/100), Dodurgalar Mağarası Elektrik Aydınlatma Projesi (1/100)).

Ozansoy, C., ve Mengi, H., (2006): Mağara Bilimi ve Mağaracılık, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları- 235, s. 294-300.

Törk, K., ve ark., (2005): Türkiye Mağaraları, Ulusal Mağara Günleri Sempozyumu, 24-26 Haziran 2005, s. 31-46, 310 s.

DENİZLİ’NİN KAPLICALARI

Pamukkale Kaplıcaları

Çizmeli (Yenice) Kaplıca ve İçmeleri: Buldan ilçesine 16 km uzaklıktaki Yenicekent sınırları içindedir. Menderes kıyısında olup, Tripolis antik kenti kalıntıları arasından gidilir. Romatizma, kalp, damar sertliği, deri, basur memeleri hastalıklarının tedavisinde kullanılır.

Gölemezli Çamur Kaplıcası: Akköy ilçesine bağlı Gölemezli Köyü yakınlarındadır. Dört kaynak halindedir. Kaynaklar nitelik bakımından her birinden farklıdır. Birisi çamur hamamı olarak kullanılır. Deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Babacık (Kabaağaç) Kaplıcası: Sarayköy ilçesi Tekke köyü ılıcasının 3 km uzaklığındaki Kaabaağaç Köyü’ndedir.

Tekkeköy Kaplıcası: Sarayköy ilçesi Tekke Köyü yakınındadır. Sarayköy’e uzaklığı 20 km olup, çeşitli yerlerden sıcak sular kaynamaktadır Roma Devri’nden kalma hamamı, havuzu, soyunma yeri vardır. Kaplıca; romatizma, deri, kadın hastalıkları, idrar yolu  rahatsızlıkları tedavisinde kullanılır.

Kızıldere Ilıcası: Sarayköy’e 11 km uzakta kızıl renkli kayalardan çıkar. İki kubbeli bir hamamı, iki banyo yeri, havuzu ve soyunma yeri vardır. Romatizma ve yorgunluğa iyi gelir.

DENİZLİ’NİN KUŞ GÖZLEM ALANLARI

Akdağ

Işıklı Gölü

Sportif Etkinlikler

Yamaç Paraşütü

Denizli Orman Kampları

DENİZLİ’NİN YÖRESEL YEMEKLERİ, NELER YİYELİM?

İlin özgün yemekleri arasında pirinç çorbası, keşkek, kuru fasulye, nohut, sarma, dolma, bulgur pilavı, kabak, soğan yahnisi, ve keşkeği sayabiliriz.

DENİZLİ’YE NE İLE NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Krayolu ile ülkenin her tarafından Denizli’ye ulaşılabilmektedir. Otogar, kent merkezindedir.

Otogar Tel: (+90-258) 241 03 47

Demiryolu: Demiryolu vasıtasıyla Ankara, İstanbul ve İzmir illeri ile bağlantı mevcuttur. Denizli-Aydın-İzmir karayolunu izleyen demiryolu kentin İzmir ile bağlantısını sağlamaktadır. Gar kent merkezindedir.

İstasyon Tel: (+90-258) 268 28 31

Havayolu: Denizli ili Çardak ilçesinde, ilçe merkezine 5 km. uzaklıkta bir havaalanı bulunmaktadır. Havalimanı kent merkezine 65 km uzaktaki Çardak İlçesindedir.

Havalimanı Tel: (+90-258)851 24 59

DENİZLİ’YE GİDERSEK NELER ALALIM?

Tüm Denizli ili dokumaları, özellikler Buldan’a özgü desenli, renkli, simli, pamuklu, ipekli giysi ve mefruşatlar büyük bir üne sahiptir ve mağazalarda teşhir ve satışı yapılmaktadır.

DENİZLİ’YE GİDİNCE NELER YAPILIR? YAPMADAN DÖNMEYİN!

Doğa harikası eşsiz travertenleri, birçok hastalıkların tedavisinde rolü olduğu belirlenen Pamukkale’nin şifalı suyunu, ayrıca Karahayıt ve Yenice gibi kaplıcalarını ziyaret etmeden,

Bir çok uygarlıkların yerleştiği antik çağın büyük ve kutsal kentlerinden; Hierapolis, Laodikeia, Colossae, Tripolis ve Heraclaia görmeden,

Önemli bir alış veriş merkezi olan Kaleiçini, şehir merkezindeki havlu, bornoz ve diğer tekstil ürünlerinin satıldığı Babadağlılar Çarşısı’na uğramadan,

Karcı Dağı eteğindeki havası, suyu ve manzarası eşsiz Çamlık mesireliğinde piknik yapmadan …

Dönmeyin…

DİĞER İLLERİMİZ İLE İLGİLİ BİLGİLERE” ULAŞMAK İSTERSENİZ

>>>TIKLAYIN<<

sayfalama

Reklamlar


sayfalama
  • Benzer Yazılar

  • Cuma gecesi yapılacak ibadetler Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

     Son Yazılar FriendFeed




    hosting Toptan Çocuk Giyim Whatsapp Durumları Whatsapp Durumlari bilmeceler avatar yapma Minecraft İndir Güzel Sözler Otobüs Saatleri