Düzce ilimizi Tanıyalım




GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 1065 km2

Nüfus: 314.266 (2000)

il Trafik No: 81

Düzce Batı Karadeniz’in tek antik kenti olarak ayakta kalan M.Ö. 1390 – 800 yılları arasında hüküm süren Eti Medeniyetine uzanan, Orhan Gazi komutanlarından Konuralp Bey tarafından 1323’de Osmanlı topraklarına katılan; günümüzün önemli idari, ekonomik ve sosyal gelişmelerle hep yükselme yolunda; bir çok alanda gelişimini sağlayacak alt yapısı mevcut; ancak 17 Ağustos ve 12 Kasım Depremleriyle kısa sürede toparlanacak güçte olan bir ilimizdir.

Bütün Anadolu’yu büyük merkezlere başlayan ve özellikle Ankara – istanbul gibi iki büyük kenti kat eden, TEM otoyolu güzergahında Ankara ve istanbul’a ön bahçe özelliğindedir. Başkent Ankara’ya en kısa mesafede denizi olan yerimiz Akçakoca’dır. Mavi ile yeşilin kucaklaştığı Karadeniz sahilleri büyük alanları kaplayan zümrüt ormanları, sayısız gölleri ve yaylaları, kaplıcaları, tarihi zenginlikleri saklayan; diğer taraftan büyük Milletimizin çok anlamlı gelenek güzelliklerini sürdüren; bir ilimizdir.

Yağmur ormanları olarak adlandırılan ormanları, birbirinden güzel yaylaları, Tabiat harikası Samandere ve Güzeldere şelaleleri, Efteni Kuş Cenneti, Kaplıcaları, Yaylaları ve Akarsuları ve Batı Karadeniz Bölgesinin ayakta kalan tek Antik Kenti Prusias – Konuralp Müzesi

iLÇELER:
Düzce ilinin ilçeleri; Akçakoca, Cumayeri, Çilimli, Gökyaka, Gümüşova, Kaynaşlı ve Yığılca’dır.

Akçakoca
Akçakoca, Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz Bölümü’nün en batısındadır.
iç Anadolu’nun denize açılan en yakın penceresi konumunda, yeşil ve mavinin kaynaştığı şirin bir tatil beldesidir. Yöre insanı fındıkçılık, balıkçılık ve Turizm ile geçinir. Ankara ve istanbul metropollerine en yakın Karadeniz Akçakoca’dır. Yöre tarihi ve doğal güzelliklerine alabildiğine sahip çıkmış sıcak misafirperverliği, her mevsim bulunan tatlı su ve deniz balığı ve Alabalık üretimi ve tesisleriyle, yaylalarında Doğal canlı alabalığıyla, fındığı, meyvesi, dağ çileği meşhur kestane balı özellikle kemik hastalıklarına iyi gelen şifalı kumsalları denizi ve folklorik özellikleriyle her bütçeye uygun bir dinlence ve eğlenceyi birlikte sunar.

Bilinen tarihi M.Ö. 1112’ye dayanan Akçakoca; tarih içinde Diapolis, Akçağar, Akçaşehir isimlerini almış 1934 yılında bölgenin fatihi olarak bilinen Akçakoca Beyin ismiyle anılmaya başlamıştır. En yeşil, en mavi, en farklı, en lezzetli, en ucuz, en keşfedilmemiş en yakın Karadeniz’de en sıcak misafir edilmeniz için hepinizi Düzce ve Akçakoca’yı keşfetmeye davet ediyor

Gölyaka
Gölyaka ilçesi Batı Karadeniz Bölgesi, batı sınırları içerisinde Düzce ilinin en batı ucunda yer almaktadır. Gölyaka su kaynakları yaylaları ve ormanlarıyla bir çekim merkezi olarak kendisini göstermektedir.

Cumayeri:
Düzce’nin kuzeybatısında yer alan Cumayeri ilçesi Aralık 1999’da Düzce’nin il olmasıyla birlikte bu ile başlanmıştır.

Çilimli:Çilimli Batı Karadeniz Bölgesinde yer almakta olup, doğusunda ve güneyinde Düzce ili, batısında Cumayeri ilçesi ve kuzeyinde Akçakoca ilçesi bulunmaktadır.Özellikle kış aylarında Düzce Ovası’nda görülen sis tabakasına Çilimli ve civarında rastlanılmamakta bu nedenle yerleşim alanı olarak ideal bir konumdadır.

Gümüşova:ilçe Düzce iline 18 km. mesafede olup Düzce ovasının bitişiğindedir. Avlanmanın serbest olduğu dönemlerde ilçeden geçen Melen Çayı’nda balık avcılığı yapılmaktadır. ilçe fındık, çay, kayın ve ceviz gibi Karadeniz iklimine has bitki dokusuna sahiptir.

Kaynaşlı:
Kaynaşlı, istanbul-Ankara yolu üzerinde, Düzce Ovası’yla birleştiği boğazda kurulmuştur.

12 Kasım 1999’da meydana gelen Düzce depreminde Kaynaşlı yerle bir olmuştur. Uzun fay kırıklarının ve çatlaklarının oluştuğu ilçede 313 kişi hayatını kaybetmiş, 544 kişide yaralanmıştır.12 Kasım depreminde Kuzey Anadolu Fayı kırığı Kaynaşlı’da son bulmuştur. Fayın ucunda bulunan Kaynaşlı bu nedenle 12 Kasım depreminden en fazla etkilenen yerleşim yeridir. iehirde bulunan binaların %90’ından fazlası hasar almıştır.

Yığılca: Batıdan Düzce ili ve Akçakoca ilçesi, güneyden Kaynaşlı ilçesi ve Bolu ili, kuzeyden Zonguldak ilinin Alaplı ilçesi, doğudan Bolu ilinin Mengen ilçesi ile çevrili bulunmaktadır.

Tarihçe
Düzce’nin bilinen tarihi M.Ö. 1390 yıllarına kadar gitmektedir. Bu zaman içinde yöre, birçok kavimin ve Devletin istilasına maruz kalmıştır. Bu nedenle, çevre tarih öncesi ve sonrası Firig, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı uygarlıklarının izlerini taşımaktadır. Yörenin Osmanlı hakimiyetine geçiği Orhan Gazi’nin Komutanlarından Konuralp Bey tarafından 1323 yılında Bizans Tekfurları ile yaptığı savaş neticesinde gerçekleşmiştir.Onun adına izafeten bu yörenin adına Konuralp adı verilmiştir. Düzce’ye bağlı Konuralp beldesinde yer alan antik şehrin tarihi, Milattan Önce 3. y.y. kadar dayanıyor.
Geyve, Alp Suyu, Karaceebüş hisarlarını fetheden Konuralp, Akçakoca ve Abdurrahman Gaziler, Bizans devrinde Regio Torsia adı verilen Akova’ya akınlara başladılar. Konuralp Bey, Bolu topraklarına karşı bir sefer düzenlemiş Düzbazar’ı ele geçirdikten sonra da, şimdi hala yeri belirlenemeyen Uzunca-Bel’de de Bizanslılarla iki gün vuruşmamış, beklemiş ve arkasından kesin darbeyi vurmuştur. Osman Gazi , Düzce Pazarı ( ovasını) ve Bizans Prusias’ını, Konuralp’e verdi. 14.y.y. ilk çeyreğinden itibaren bu bölge Konuralp ilçesi ve kısaca “ Konrapa “ diye anılır.

Düzce, Osman Gazi’nin mahiyetinde 1869 yılına kadar Kastamonu Vilayeti Bolu Mutasarrıflığı Göynük Kasabasına bağlı bir nahiye iken, 1870 yılında Bolu Sancağına bağlı bir kaza haline gelmiştir.

17 Ağustos 1999 ve 12 Kas?m 1999 depremlerini yaşayan Düzce 1’i yeni 6’sı eski ilçe dahil edilerek 09 Aralık 1999 tarih ve 23091 Sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla Resmi Gazetede yayınlanan “ Bir il ve iki ilçe kurulması ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında 584 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname” ile il Statüsüne kavuşmuştur.

Düzce’nin tarihini dört zaman dahilinde anlatabiliriz:
1- Eski Zaman Bitinyalılar Devri:
Bu zamanda Düzce hemen hemen ortada yoktu. Ancak Prusyas ( Üskübü ) mevcuttur. Düzce ise düz ve geniş bir ova hatta bataklıklar halinde Bitinyalıların oturdukları yerlerin doğusunda kalıyordu.

2- Roma ve Bizans Devri:
Prusyas ( Üskübü ) ile birlikte Düzce Ovasında en iptidai bir halde iken Bitiuyoji Nikomed Romalılara vasiyet ederek ölüyor. III. Nikomedin oğlu Filmostan’dan sonra Bitinya tamamen Romalıların idaresi altında bir müddet kalıyor. Düzce’nin bu zamanki hali birinci devreye nazaran biraz gelişmeye yüz tutmuş görünüyor. Bitinyalşlar devrinde bataklık halinde bulunan Düzce Ovası Romalılar zamanında ıslah edilmek suretiyle ziraat için daha elverişli bir hale gelmiş ve yavaş yavaş iskan edilmeye başlanmıştır. Romalılardan sonra bu havali Bizanslıların hakimiyetine geçmiştir. işte Düzce’nin gelişmesi, parlaması bu devrenin son zamanlarına rastlamıştır.

3- Osmanlılar Devri:
Osmanlı imparatorluğu zamanında Orhan Gazinin komutanlarından Konuralp 1323 tarihinde burayı Bizanslıların hakimiyetinden kurtararak imparatorluk topraklarına katmışlardır. Düzce’nin Konsopa adını alması bu devrededir. O zaman ilk ilçe Merkezi olan Gümüşabadı. Daha sonra ilçe Merkezine Üskübü dendi. Merkezide Prusyas ( Üskübü ) idi. Düzce bu sıralarda ticaret ve arazisi bakımından Üskübü’yü ve ilk ilçe Merkezi olan Gümüşabadı’yı gölgede bırakacak bir gelişmesiyle 1871 yılında ilçe Merkezi Düzce’ye nakledildi.

4- Cumhuriyet Devri:
Bu devirde her yerde olduğu gibi, büyük bir gelişme gösteren Düzce Türkiye’nin en işlek ve en zengin bir ilçesi oldu. D –100 ve TEM Otobanının geçmesi ile ulusal ve uluslararası boyutta gündeme geldi. 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 Depremlerinden sonra kısa sürede yeniden kalkınabilmesi için; 09.12.1999 tarih ve 23901 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 190 sayılı K.H.K 81. ilimiz olmuştur.


Coğrafya
Batı Karadeniz Bölgesinde Ankara – istanbul arasında ( D-100 ) Karayolu ve TEM otoyolu kenarında etrafı ormanlık dağlarla çevrili; yaklaşık 120 rakımlı bir ova üzerine kurulu, Bütün Anadolu’yu büyük merkezlere başlayan; Akçakoca deniz yolu ve Kuzeyden Büyük Melen yolu nehri ile Karadeniz’e açılan; Konuralp ile Batı Karadeniz’in tek antik kenti olarak; Doğal ve Kültürel güzelliklere sahip; Doğu ve Güneyde Bolu, Batıda Sakarya, Kuzeyde Zonguldak ve Karadeniz ile çevrilidir. Kuzeyde Karadeniz’e uzaklığıysa 30 kilometredir

Düzce, adından da anlaşıldığı gibi düz bir ova üzerine kurulmuş birinci sınıf tarım arazisine sahiptir.

Düzce Abant, Kartalkaya, Yedigöller, Akçakoca, Kardüz Yaylası, Efteni Gölü ve Kuş cenneti, Güzeldere ve Samandere şelaleleri, Mağaraları, Göletleri, Yaylaları, ve Alabalık üretimi ve tesisleri; Bolu dağı güzellikleriyle, Hasanlar Barajı, Büyük Melen, Küçük Melen nehirleri, Uğur ve Asar Suyu dereleriyle Doğal ve bakir ormanlarıyla adeta bir cennettir.

Bitki örtüsü olarak oldukça zengin ve yeşilin her görüntüsü vardır. Ovada kavak, fındık ve çeşitli meyve ağaçlarına, yüksek kesimlerde kayın, meşe, köknar, kızılağaç, çam ağaçların bulunduğu zengin orman alanlarına sahiptir. Ayrıca dik meyilli yüksek olan yerlerde zamanla açılmış fındık bahçeleri geniş yer teşkil etmektedir. Gölyaka- Efteni Kuş Cennetinde 150 – 200 kuş çeşidine rastlanmaktadır.

iklim olarak Karadeniz ve Balkanlardan gelen hava akımlarının etkisi altında kalmasından dolayı tam bir Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Bol yağışlı ve rutubetli bir iklime sahiptir.

ilimiz nüfusu; 1997 yılında yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre 296.603 iken, 2000 Genel Nüfus Sayımı geçici sonucuna göre 315.080 olmuştur. 17 Ağustos 12 Kasım Depremleri Düzce merkezinde ağır hasarlara neden olmuş ve 980 kişi ölmüştür. Düzce şehir merkezi nüfusu 1997 ‘de 76.900 iken bu sayı 2000 ‘de 70.858’ dir. Yüzölçümü ise yaklaşık 2593 km.’dir

Yöre Mutfağı
Düzce ilimiz Türk Kültürü özelliği açısından oldukça zengindir. Çünkü burada yaşayan halk Kafkas Göçmenleri ve Doğu Karadeniz’den gelen ve yerleşik halktan oluşan insanlarla bir Cumhuriyet şehrimizdir.

Çerkezlerin Çerkez Tavuğu, Lepsisi, Mamursası ile Halujları meşhurdur.

Yerli Türklerin Gözleme, Kaymaklı ekmek tatlısı,

Karadenizlilerin; Laz Böreği, Yoğurtlu mısır ekmeği, Pancarlı pide, keşkeş,

Akçakoca’da Melengüççeği, Dardar pilavı, Isırgan yemeği, Balık Çeşidi olarak zengindir. Deniz ve Tatlı Su balıklarının yanında özellikle Tereyağda doğal ve üretim Alabalık.

El Sanatları
El Sanatlarıyla ilgili pek çok gelişmiş iş yeri, atölye ve Tarım Bakanlığına bağlı El Sanatları Kooperatif Merkez Okulu vardır. Unutulan veya gündemdeki Yöresel El Sanatları ile ilgili her türlü işlemecilik vardır. Ayrıca satış reyonları da mevcuttur. Özellikle Ağaç Sanayii gelişmiş olduğu için; ağaç üzerine her türlü işlemeler, yapılar mevcuttur. Yol boyu tesislerde bunların pazarlaması yapılmaktadır.
Ayrıca Silah Sanayii de özellikle Av Tüfeklerinde ve Tabanca işlemelerinde tanınır. El yapımı Silah işlemeciliği ve el yapımı Av Tüfeklerinde de Silahta da oldukça gelişmiştir.

Düzce il merkezi 39051 dakika kuzey enlemi ile 31008 dakika Doğu boylamında yer alır.

Türkiye”nin illeri arasındaki yeri, Bolu ili topraklarının batı ve kuzeyinde Sakarya ilinin doğusunda ve Zonguldak İlinin güneybatısında yer alır. Kuzeyinde Karadeniz ile sınırdır. Diğer illerle sınırlarını tabii sınırlar oluşturur. Bu sınırlar kuzeybatıda Sakarya ile Melen Çayı, batı ve güneyde dağların üst kısımları oluşturur. Deniz seviyesinden yüksekliği 160 metre kadardır. Güneydeki bu dağlar, batıdan doğuya Keremali, Elmacık, Güney Bolu ve Sünnice dağlarıdır.

Yollara göre doğu-batı yönünde uzanan D-100 karayolu ile TEM otobanı üzerinde yer alır. Bu yollar il merkezinden geçer. Bu konumu ile Avrupa-Asya arasında transit yol üzerindedir. D-100 karayolu il merkezinden ayrılarak Akçakoca ilçesi üzerinden Zonguldak İline bağlanır. Düzce bu konumu ile yol kavşağı şehridir.

Düzce”nin kuzeyinde Akçakoca, kuzeydoğusunda Yığılca, kuzeybatısında Çilimli ve Cumayeri, batısında Gümüşova ile güneydoğusunda Gölyaka ilçeleri yer alır.

Düzce”nin tarihi 14. yy”dan daha gerisine dayanmamaktadır. Ancak Düzce’nin 8 km kuzeyinde yeralan Konuralp kasabasının tarihi MÖ 3. yy” a kadar dayanmaktadır. Konuralp”in mevcut arkeolojik eserlerden saptandığı kadarıyla zengin bir tarihi vardır. Konuralp M.Ö. 74 yılına kadar Bilecik, Bolu, Kocaeli ve Sakarya şehirlerini kaplayan bir alanda hakimiyet süren BITHYNIA Devleti”nin önemli şehirlerinden birisiydi ve adıda ”Prusias Pros Hypios (Melen Kenarındaki Prusias)”dı. M.Ö. yılında, kısa bir süre Pontus istilasına uğrayan şehir, aynı yıl Roma hakimiyetine girdi.

Roma devrinde şehir Latin kültürünün tesiri altında kaldı, adıda ” Prusias ad Hypium” olarak değişti. Roma devrinde şehirde Hıristiyanlık hakimiyeti hüküm sürdü. 395”de Roma İmparatorluğu ikiye bölününce şehir Doğu Roma İmparatorluğu’nun sınırları içinde kaldı.

Osman Gazi”nin komutanlarından Konuralp Bey, Düzce ve çevresini Osmanlı topraklarına katma emrini aldı. Bunun üzerine 1321-1323 yılları arasında bu yöredeki Bizans tekfurları ile yaptığı savaş sonunda DÜZBAZAR (Düzce Ovası)’ı ve Bizans Prusias”ını fethetti…

DİĞER İLLERİMİZ İLE İLGİLİ BİLGİLERE” ULAŞMAK İSTERSENİZ

>>>TIKLAYIN<

sayfalama

Reklamlar


sayfalama
  • Benzer Yazılar

  • 20 Şubat 2013 Saat : 8:21

    İdrar yolu enfeksiyonları Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

     Son Yazılar FriendFeed




    hosting Toptan Çocuk Giyim Whatsapp Durumları Whatsapp Durumlari bilmeceler avatar yapma Minecraft İndir Güzel Sözler Otobüs Saatleri