GENEL B?LG?LER
Yüzölçümü: 3.505 km²

Nüfus: 1.206.085 (2000)

Asya ile Avrupa’yı birbirlerine bağlayan yolların kavşağında bulunan, Avrupa’yı Anadolu üzerinden Ortadoğu’ya bağlayan geçiş koridoru üzerinde yer alan ve ilkçağlardan itibaren yerleşim için cazibe teşkil eden Kocaeli 1924 yılında vilayet olmuştur.

Tarih boyunca birçok kez istilaya uğrayan ve uğruna savaşlar yapılan Kocaeli; konumu, istanbul metropolüne olan yakınlığı, doğal limanı (izmit Körfezi), orman varlığı ve ulaşım imkanları nedeniyle bütün dönemlerde önemli bir cazibe merkezi olmuş ve bu cazibe Kocaeli’de sanayinin 1960 sonlarında patlamasını ve yapısal bir dönüşümün gerçekleşmesini sağlamıştır.

3505 km2’lik yüzölçümü ile Ülkemizin en küçük illerinden biri olan Kocaeli’nin 2002 yılı Genel Nüfus Sayımına göre nüfusu 1.206.085 kişi olup, (2006 yılı tahmini nüfusu ise 1.378.000 kişi civarında) km2’ye düşen nüfus yoğunluğu 344’dür.

Kişi başına düşen (2001) 6.165 USD civarındaki Milli Gelir (yıllar itibariyle Türkiye ortalamasının yaklaşık iki katı) bakımından iller arasında 1., Genel Bütçe Vergi Gelirlerine yapmış olduğu 18,7 Milyar YTL. tutarındaki (%17) katkı ve Türk imalat Sanayi Üretimine yapmış olduğu % 13’lük katkı ile iller arasında 2. sırada yer almaktadır.

Nüfus büyüklüğü bakımından iller arasında 15. sırada yer alan, iş Kanununa tabi işyeri sayısı 30 bini, toplam aktif sigortalı sayısı 239 bini, toplam aktif Bağkur’lu sayısı 48 bini aşan; bünyesinde barındırdığı 400 adet 1. sınıf ve yaklaşık 7000 adet 2. ve 3. sınıf Gayri Sıhhi Müessesesi (GSM) ile bir Sanayi Kenti, iki Üniversitesi, TÜBiTAK-Marmara Araştırma Merkezi ve TÜSSiDE_Türkiye Sanayi Sevk ve idare Enstitüsü ile bir Bilim Kenti olan Kocaeli, Türk imalat Sanayine yapmış olduğu % 13’lük üretim katkısı ile Ülke Sanayinin Kalbi durumundadır.

Devlet çarkını döndüren 8 ilden biri olarak kabul edilen ve Genel Bütçeye “18” verip karşılığında “1” alan Kocaeli; “Ülke Sanayileşmesinde Bir Kale”, “Türkiye’nin Kalkınmasında Hangi Yolun izlenmesi Gerektiğini Türkiye’ye Gösteren Fevkalade Değerli Bir Örnek” , Türkiye’nin 10 Yıl Sonraki Modeli şeklinde tanımlanmaktadır.

Kocaeli, bir yüzüyle; Türkiye’nin en çok üreten, en çok göç alan, en hızlı kentleşen ve en çok veren; öbür yüzüyle de çevresi en önce ve en çok kirlenen, tarihsel ve kültürel kimliğini en acımasız ölçüde yitiren ili olmuştur.

Tarihçe
Kocaeli ilinin M.Ö. XII. yy’a kadar olan dönemi karanl?klar içindedir. Tarihçiler, bölge başlangıç tarihini M.Ö. XII. yy. olarak kabul etmektedir.

Bölgede, ilk yerleşimlerle ilgili tespitler M.Ö. VIII. yy’a ait olup, bu dönemde adı bilinen en eski yerleşme birimi Astakoz’dur. Astakoz M.Ö. VIII yy. sonlarında Megaralılar tarafından kurulmuş bir Yunan kolonisidir. izmit’in çekirdeğini teşkil eden Astakoz kenti, Bitinya krallığı döneminde (M.Ö. 262) Nikomedia adı ile bugünkü izmit’in yerini almıştır.

Yunan döneminde orta büyüklükte bir kent olarak görünen il, Roma devrinde önemli bir merkez haline gelmiş ve hızla gelişmiştir. Roma imparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla Bizans hakimiyetine giren şehir, depremlerin de etkisiyle ihmale uğramış ehemmiyetini kaybetmiştir.

Anadolu’nun Selçuklu hakimiyetine girdiği XI. yy’da Nikomediya Selçuklulara geçmiş, ancak Haçlı seferleri sırasında tekrar Bizans’a katılmıştır.

Tarih boyunca birçok medeniyete merkez ve ev sahipliği yapan ilimiz (izmit), Orhan Gazi zamanında Türk Komutanlarından Akçakoca tarafından fethedilerek ilk defa Osmanlı Devletine katılmış ve 1337’de kesin olarak Osmanlı hakimiyetine girmiştir. izmit’in ilk fatihi Akçakoca’nın mütevazı anıt mezarı Kandıra ilçesinde bulunmaktadır.

Birinci Dünya Savaşında ingilizler ve Yunanlılar tarafından işgal edilen izmit, 28 Haziran 1921 de düşman işgalinden kurtarılmış, 1924 yılında ise il olmuştur.

Coğrafya
Kocaeli, kuzeyde Karadeniz, güneyde Bursa, batı ve kuzeybatıda istanbul, doğuda Sakarya illeriyle çevrilidir. Kuzeyde Kocaeli Platosu, üzerinde az sayıda tepe vardır. Dağlar Kocaeli ili topraklarının yüzde 18.8’ini kaplar. ilin kuzey kesiminde tek tek kütleler halinde tepeler, güney kesiminde ise Samanlı Dağları yer alır.

Kocaeli sınırları içinde bulunan tek önemli göl, Sapanca’dır. Ancak Sapanca Gölünün büyük bölümü Sakarya ili sınırları içinde kalır.

Genel anlamda Karadeniz ile Akdeniz ikliminin kesiştiği bir iklim tipi bölgede egemendir. Yazlar sıcak ve az yağışlı, kışlar yağışlı ve Türkiye’nin pek çok yöresine oranla ılık geçer. ilin kuzey kesimlerinde Karadeniz kıyılarında yaşanan yaz mevsimi, ilin güney bölümlerinde yaşanan yaza oranla daha serindir

Yöresel Yemekler
Yöredeki kültürel çeşitlilik ve kozmopolit yapı beslenme biçimlerinde de çeşitlilik yaratmaktadır. Tarımda çağdaş yöntemlerin kullanımı, ülke genelinin üstündedir. Bu, sebze üretiminde yoğunlaşmaktadır. Anadolu’da beslenme temel olarak unlulara dayanırken, Kocaeli’nde sebze-meyve tüketimi öne çıkmaktadır. Karadeniz’den göçlerle, karalahananın da yaygınlaştığı görülmektedir. Ancak kurutma, turşu ve komposto gibi ev konserveciliği giderek azalmaktadır. Yarımca kirazı, Değirmendere fındığı, Kandıra yoğurdu, hindi dolması ev peyniri, izmit pişmaniyesi bu yörelerin adıyla özdeşleşmiştir.

Yöremizin yerlileri olan Manavlar’ın köylerinde yöresel yemekler varlığını sürdürmektedir. Bu yemeklerden bazıları; Çorbalar:Tarhana, Umaç, Bulamaç,- Et Yemekleri:Yahni, Kavurma, Tavuklu Keşkek, Çişceli Kavurma – Sebze Yemekleri: Mantar Yemeği, Ebe Gümeci, Mancar Yemeği( Çiçekli Mancar )

Geleneksel Giysi:
ilin nüfus yapısındaki çeşitlilik, giyim-kuşamına da yansımıştır. Geleneksel yapının sürdüğü 1960’lara kadar ildeki giysiler oldukça çeşitlilik göstermektedir. Bu, göçmen kesimlerde daha belirgindir.

Çerkez, Abaza ve Gürcülerin giyiminde Kafkas etkisi görülmektedir. Yöresel giysi denildiğinde ilk akla gelen ilimizin yerlileri olan Manavların giysileri olmaktadır. Bu kesimin giysileri Manav köylerindeki orta yaş kadınlarımızda özgün yapısını sürdürmektedir.Kadın giysileri; başta, ön tarafı oyalı tepelik fes eşarpla başa bağlanmakta onun üzerinde kuşak hizasına kadar inen uçları oyalı atkı örtülmektedir. Gövdede içlik üstünde yakasız gömlek ve en üstte kalça hizasına kadar inen ceket giyilmektedir. Ceket üzerinden kemer başlanmaktadır. Gövde altında diz altına kadar inen şalvar bulunmakta, ayakta da özgü çorap ve siyah kundura giyilmektedir.

Erkeklerde klot pantolon, yakasız gömlek, belde özgün şal kuşak, başta püsküllü örgü fes ve ayakta siyah ayakkabı bulunmaktadır.
Kandıra ve Karamürsel’in köylerinde yer yer geleneksel giysilerden renkli şalvara , renkli ve desenli basma entariye, ak yazma ya da “ serpme” denilen geniş, uçları püsküllü başörtülere rastlanmaktadır.

Yapmadan Dönme
Kasr-ı Hümayun (izmit), Gayret Gemi Müzesi (izmit), Osman Hamdi Bey Evi ve Müzesi (Eskihisar- Gebze) görmeden,

Kuş Cenneti ve Temalı Parkı (Darıca-Bayramoğlu-Gebze) gezmeden,

Maşukiye’de alabalık, Kandıra Yoğurdu, Peyniri, Pişmaniye ve Saray Helvasını tatmadan,

Hereke ipek Halısı , Karamürsel Sepeti almadan…

Dönmeyin

DİĞER İLLERİMİZ İLE İLGİLİ BİLGİLERE” ULAŞMAK İSTERSENİZ

>>>TIKLAYIN<



sayfalama


sayfalama

Yazar : admin

“KOCAELİ ilimizi tanıyalım” için 7 Yorum

  1. Eda dedi ki:

    eski bir yazı biz 2012 deyiz ama burda eski şeyler ama yine de işime yaradı .. tşkk 🙂

  2. kübra dedi ki:

    çok kötü değil ama güzel

  3. eren dedi ki:

    ^_^

  4. eren dedi ki:

    eren :
    çokk beyendm

  5. eren dedi ki:

    çokk beyendm

  6. wertgy dedi ki:

    çokk beyendm

  7. assa dedi ki:

    idare edr işte

KOCAELİ ilimizi tanıyalım Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

hosting Whatsapp Durumları Whatsapp Durumlari bilmeceler avatar yapma Minecraft İndir Güzel Sözler Otobüs Saatleri