Uşak ilimizi Tanıyalım




Genel Bilgiler

Yüzölçümü : 5.341 km
Genel Nüfus : 322.313
Toplam Ilçe Sayisi : 5
Toplam Belde Sayisi: 18
Toplam Köy Sayisi : 242

ilimizin M.Ö 4000 yıllarından itibaren yerleşim bölgesi olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.Hitit Krallığı egemenliğinde bulunan bölge, M.Ö. 2500’lerde Luvi istilasına uğramış, Hitit Krallığı dağıldıktan sonra, M.Ö. 1000 yıllarında Ege göçleri ile boğazlardan gelen Frigyalıların egemenliğine girmiştir. M.Ö. 7.yüzyıllarda Lidyalılar ile Frigyalılar arasında paylaşılmıştır. Dünyada ilk kez parayı kullanan Lidyalılar,Uşak’ın batısında hakimiyet sürmüşlerdir.Lidyalılar zamanında Ege bölgesini yakın doğuya bağlayan tarihi “Kral Yolu” Uşak’tan geçmiştir.M.Ö. 6.yüzyılda bütün Anadolu Pers imparatorluğuna bağlanmıştır.
M.Ö. 4.yüzyılda Büyük iskender’in Pers imparatorluğunu yıkmasıyla bölge önce Makedonya Devleti daha sonra Bergama Krallığı ve M.Ö.2.yüzyılda Roma imparatorluğu, M.S.395 yılında Roma imparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla 700 yıl boyunca Bizans hakimiyetinde kalmıştır.
1071 Malazgirt Zaferinden sonra, Anadolu’nun fethi ile görevlendirilen 1.Süleyman şah, Uşak’ı Selçuklu Devletine katmıştır.Selçukluların dağılmasından sonra ki beylikler döneminde Germiyanoğulları bölgede hakimiyet sürmüş, 1391 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanoğullarına katılmıştır. Fetret devri boyunca Karamanlılar elinde kalmış,1414’ de tekrar Germiyanoğullarına geçmiş, 1429 ‘da Osmanlı Devletine katılmıştır. Uşak’ın istiklal savaşımızda önemli bir yeri vardır. Yunan Orduları Komutanı General Trikopis merkez Göşem Köyünde esir alınmıştır. 1 Eylül 1922 ‘de Uşak işgalinden kurtulmuş , 2 Eylül 1922 ‘de Atatürk ve inönü şehre gelerek karargah kurmuşlar, Trikopis’in kılıcını bugün Atatürk ve Etnografya Müzesi olan evde teslim almışlardır.Kütahya iline bağlı bir ilçe iken 15 Temmuz 1953 yılında çıkarılan 6129 Sayılı Kanunla il statüsüne kavuşmuştur.

iLiN ADININ TARiHÇESi

Uşak kelimesi; Çağatay Türkçe’sinde “Oğul,Torun” , Arapça’da “Aşıklar” ,halk dilinde ise “Esir,Köle” olarak üç anlam ifade etmektedir.Bir yer adı olarak Uşak, ne Anadolu’da Türklerden önce yaşayanların verdiği bir adın uzantısı, ne de Türkçe bir kelimedir.Uşak adının birden çok anlamı olmasına rağmen bir yerleşim bölgesine isim olarak verilmesi arasında bir bağlantı kurmak güçtür. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde şeddeli olarak verdiği bu yer adını veriliş nedenini şöyle açıklamaktadır. Bazen “Uşşak” bazen de “Uşak” şeklinde yazılan şehrin adı hakkında bir takım efsanevi rivayetler bulunmaktadır.Bu rivayetlere göre şehrin güneyindeki Mende Köyü büyük bir kasabadır ve adı Menos’tur. Oğuz Türkmenleri buralara inince Menos’u istila etmişler ve adını “Mende” diye kendi hançerelerine kolay gelecek şekilde değiştirmişlerdir. O zaman Uşak’ın olduğu yer boştur ve Mende beyinin mandırasıdır. Mandıraya oğullarını oturtmuştur.Bey mandıraya her gidişinde oğullarını murat ederek “Ben Uşak’a gidiyorum” haberini bırakır. Bolca tekrarlanan bu deyim, bir semt ismi olarak buralara alem olur kalır.Başka bir rivayete göre de Mende köyü yine büyük bir şehir ve Uşak’ın olduğu yer Mende beyine ait bir mandıradır.Mende beyi buraya yedi kişilik yönetici,bakıcı bir topluluk oturmuştur.Zamanla anlar ki ,bu yedi kişinin her biri bir dalda aşık insanlardır.Kimisi işine aşık,kimisi sanatına aşık,kimisi de manevi hasletlerine,ruh yüceliğine malik aşıklar ortada bir sekizinci aşık daha vardır.O da bizzat beydir.Bey, mandıradaki bu yedi aşık’ın aşklarına aşıktır.Ve içinden biricik güzel kızını bunların en küçüğüne vermeyi geçirmektedir.Fakat kızının gönlünü bilmeden tereddüt etmektedir.Bir gün içinden geçeni kızına açar ve öğrenir ki kızı da o yedi aşıktan en küçüğüne aşık.Babanın ve kızın katılmaları ile sayıları dokuza çıkan aşıklar,mandırada dokuz gün süren düğün yaparlar.Mende’den göç ederek buraya yerleşirler.Dokuz aşıkın yerleştikleri bir yerde,yakışan ismi kendiliğinden alır.
Uşak adının konulmasının sebebi; daha kaynaklarda tespit edilememiştir.Ancak “XI.yüzyılın sonlarından itibaren Anadolu’ya gelen ve XII. Yüzyılın ikinci yarısından,özellikle son çeyreğinden itibaren kendi şartların yaratan Selçuklu çağının oluşturduğu bir iskan yeri,yani bir Türk şehri olsa gerektir.” 1255 tarihinde yaptırılan Çanlı köprü Uşak’ın Selçuklular devrinde meydana gelen bir tür şehri olduğu tezini güçlendirmektedir.

YAPMADAN DÖNME:
Uşak iline ziyarete gelen bir turistin mutlaka gezmesini, görmesini,yemesini tavsiye ettiğimi ürün yer yada aktiviteler şunlardır :
*Atatürk ve Etnografya Müzesi
Milli Mücadele yıllarında Uşak karargahı olarak kullanılan eski bir konaktır.Türk kuvvetlerine esir düşen Yunan Generali Trikopis,Ulu Önder Mustafa Kemal Paşa’nın huzuruna burada çıkarılmıştır.Bina 1900 yılında yapılmış olup Uşak’ın tarihi evlerindendir.Müzede;Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi giyim eşyaları ve takıları,Atatürk’ün yatak,çalışma ve misafir odaları ile birtakım eşyaları,Yunan mezalimine ait fotoğraflar olmak üzere 1412 adet etnografik eser bulunmaktadır.Müzeyi yılda yaklaşık olarak 7000 kişi ziyaret etmektedir.
*Arkeoloji Müzesi
23 Mayıs 1970 de hizmete açılmıştır. Günümüzden 5000 yıl öncesinden başlayıp Bizans dönemine kadar olan eserlerin sergilendiği müzede, Lidyalılar dönemine ait Karun Hazineleri, Helenistik çağa ait sikkeler,Roma dönemine ait mezar ve adak stelleriyle, Selçikler kazısı buluntuları teşhir edilmektedir. Müzede 19.086 adet arkeolojik eser, 13.043 adet sikke,58 adet mühür ve mühür baskısı 1 adet tablet olmak üzere toplam 33.600 adet arkeolojik eser bulunmaktadır.Müzeyi yılda yaklaşık 15.000 kişi ziyaret etmektedir.
*Clandıras Köprüsü
Karahallı ilçemizde olup Banaz Çayı üzerindedir.Lidyalılar tarafından Kral yolu üzerinde yaptırılmıştır.Kemer uzunluğu 24 m., derinliği 17 m., eni 1.75 m dir.Kalemle işlenmiş kemerin taşları zivanalı olarak birbirine kenetlendirilmiştir.
*Paşa Hanı
Tiritoğlu Mehmet Paşa tarafından bir Fransız mimarı 1898 tarihinde yaptırılmıştır.Uşak’ın mimari güzelliğini gösteren yapıtlardandır.iki katlı ve taş yapıdır.
*Bedesten
italyan bir mimar tarafından 1901 yılında yapılmıştır.iki katlı ve taş kullanılarak yapılan bina 1980 li yıllarda restore edilerek sarraflar çarşısı haline getirilmiştir.
*Ulu Cami
Yapılığına açıkça belirten bir tarih yoktur.Orta kapının sağ üst tarafında görülen kitabe camiye değil kocasu diye anılan çeşmeye aittir.Bu kitabe camiye ait olmamakla birlikte,Ulu Caminin yapımı hakkında bize bilgi vermektedir.Ulu cami binasının yapı tarzı Germiyan Beyliği devrinin özelliğini taşımaktadır.
*Burma Cami
Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir.Evliya Çelebinin bu cami hakkında yazdığı kitabenin tarihine göre,Ulu Camii’den 158 yıl sonra yani 978 yıllarında yapılmıştır.

Uşak ilimize özgün yemekler
Uşak Tarhanası ,Çömlek Eti,Tas Kapama, Keksek, Alacatene, Katmer, Bükme, Peksimet,Haşhaş sürtmesi,Tahin Helva ,Un Helvası,Aşure

DİĞER İLLERİMİZ İLE İLGİLİ BİLGİLERE” ULAŞMAK İSTERSENİZ

>>>TIKLAYIN<

sayfalama

Reklamlar


sayfalama
  • Benzer Yazılar

  • 13 Şubat 2013 Saat : 9:30
      Komik

    komik hikayeler Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

     Son Yazılar FriendFeed




    hosting Toptan Çocuk Giyim Whatsapp Durumları Whatsapp Durumlari bilmeceler avatar yapma Minecraft İndir Güzel Sözler Otobüs Saatleri